Cuma , Kasım 24 2017

Mama Faşizmi

Bodruma gelir gelmez tüylü tekir fofut efendinin tehditkar davranışlarıyla karşılaşmış olsam da buna çok takılmadım.çünkü daha çok gençti. Onu kendi haline bırakıp, önce evi,ardından çevreyi keşfe koyuldum.evden fazla bahsetmeye gerek yok,sıradan bir evdi işte.tek güzel yanı bahçe katı olmasıydı.benim için güzel ev istediğim zaman girip çıkabildiğim evdir. Önce camın kenarına çıkıp havayı kokladım,bir yandan da etrafı kesiyordum. İstanbuldaki kadar çok ve karışık kokular yerine daha az ve hoşuma giden kokularla doluydu hava.ağaç kokusu,yaprak kokusu,toprak,çimen,meyve,bolca dişi kedi kokusu ve sayamadığım daha niceleri. Elbette istanbuldakini anımsatan kokular da vardı, egzozdu, deterjandı, parfümdü, carttı, curttu. İnsanların neden parfüm sürdüğünü anlamam mümkün diil. Parfüm kokan bir insandansa kirli külotları koklamayı tercih ederim. Neyse… etrafta o kadar çok kedi vardı ki şaşırdım! Hele de bebek kediler sokağa çil yavrusu gibi dağılmışlardı, rengarenk, boy boy bebekler. Diğer erkek kedileri bilmem ama ben feci sevgi dolu bi tipim.bebek kedileri de,köpekleri de,tavşanları da severim.fofut efendiyi bile seviyorum.yalnız kuşlara karşı zaafım var.ilginçtir bodrumda istanbuldakinden çok daha az kuş var.ama ben yine de geldiğimden beri bir sürü kuş yakaladım.hatta 2-3 ay önce hem de geceleyin kocaman bir kumru yakalayıp yemek için eve götürdüm. Hande delirdi çok kızdı bana, bunu da hiç anlayamıyorum! Fare yakalıyorum kızıyorlar, kuş yakalıyorum kızıyorlar! Arkadaşım ben kediyim! Fare yakalama,kuş yakalama… e napim? Köşe yastığı gibi koltukta yatayım mı? Konudan konuya atlıyorum ama ben kediyim aklıma geleni hemen yazmam lazım yoksa unuturum 🙂 bir de vejeteryan kedi sahipleri var, kedilerini de vejeteryan beslenmeye zorlayan. Oysa ki biz kediler etoburuz, sebze ağırlıklı besinlerle uzun süre beslenmemiz mümkün değil! Metabolizmamız A vitaminini sentezleyemiyor ve bu ihtiyacımızı ciğer,böbrek ve balık yağlarından karşılıyoruz. Şayet bu ihtiyacımızı karşılayamazsak gece körlüğü, kilo kaybı, bağışıklık sistemimizin bozulması sonucu her türlü enfeksiyon riskine açık hale gelmemiz ve kısırlık gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ayrıca taurin ve amino asit de üretemiyoruz , bu ihtiyacımızı da hayvansal gıdalardan karşılıyoruz yoksa ciddi retina bozuklukları yaşayabiliriz.

Yani hayvansal gıdaları yalnızca damak zevkimize uyduğu için değil vücutlarımızın ihtiyacı olduğu için tüketmek zorundayız. Bana sorarsanız kedilere ya da köpeklere onların hoşuna giden, sağlıkları için gerekli olanlar yerine kendi ideolojilerine uygun besinler yemelerini dayatmak da bir çeşit faşistliktir. Kediyim ama faşizme karşıyım! Hele de mama faşizmine. KAHROLSUN MAMA FAŞİZMİ!

Ayrıca bakınız

Teknoloji Kedilerin Hayatlarını Nasıl Değiştirdi?

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte sadece insanların hayatı değişmedi, her yerde bizimle birlikte olan, evlerimizi bizlerle …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir