Pazartesi , Eylül 25 2017

Film Yıldızı Hayvanların Neler Yaşadığını Biliyor Musunuz?

Düşünmeden sevmek beraberinde birçok sorunu getirebilir ve bunun en önemli örneklerinden biri kendini “hayvan sever” olarak tanımlayan birçok insanın hayvanların oynatıldığı (oynatıldığı diyoruz çünkü hiç bir hayvan gönüllü olarak bir filmde oynamaz) filmleri izlemek için sinemaya gidiyor ya da televizyonda bu filmleri zevkle izliyor oluşu. Oysaki gerçek bir hayvan severin bu filmleri gördüğü anda aklına gelmesi gereken ilk şey, “bu hayvana bu rolü yaptırmak için kim bilir ne kadar eziyet ettiler” olmalı. Evet, filmlerde oynayan, sinema endüstrisi tarafından sömürülen hayvanlar için hayat ekranda görüldüğü gibi güzel değil zira onlar istemedikleri bir starlık için büyük eziyetler çekiyorlar, ailelerinden, doğal ortamlarından kopartılıp hayatlarını küçücük kafeslerde geçirmek zorunda kalıyorlar, rol yapmaları için türlü işkencelere maruz kalıyorlar. Bunun son örneği geçtiğimiz günlerde basının gündemine oturan Dog Purpose ya da Türkçe ismi ile Bir Köpeğin Amacı filminin çekimlerinde bir Alman kurduna yapılan eziyet.

Bir eğitmen köpeği zorla suya sokmaya çalışıyor!

Havuzun içine takılan motorlarla kabartılan sulara girmek istemeyen ve çok korktuğu açıkça görülen Alman kurdunun ne direnmesi ne de korkması eğitmenin umurunda olmuyor ve korku içindeki köpeği zorla suya atıyor. Bu videonun ortaya çıkması ile Dog Purpose filmi tartışılmaya başlandı, ancak emin olun ki bu film, setinde hayvana eziyet edilen tek yapım değil.

Film ve dizilerde oynayan şempanzelerin acı dolu hayatı

Şempanze Charlie’yi hatırlamayan var mı? Sanıyoruz hepimiz hatırlıyoruz bir zamanların en çok izlenen dizisinin starı Charlie’yi. Peki, şempanzeler bir dizi ya da filmde oynayacak hale gelene dek neler çekiyor bunu biliyor muyuz? Eğlencede kullanılan şempanze ve orangutanlar doğumlarından kısa bir süre sonra annelerinden kopartılır ve bu hem yavrular hem de anneler için ömür boyu sürecek bir yara demektir. Genç maymunlara kendilerine öğretilen hareketleri yapmaları, eğitmenin işaretlerini uygulamaları için fiziksel ve psikolojik istismar uygulanır. Eğitmenler maymunların verdikleri işaretlere uymaya şartlanmaları için korku ve şiddet temelli eğitim yöntemleri kullanırlar. Yani “ay ne şeker” diyerek izlediğimiz Charlie ve diğer maymunlar aslında daha bebecikken annelerinden kopartılmış, işkence görerek bizlerin “ay ne şeker” diyeceği hareketleri yapmaya zorlanmış kurbanlardır.

Yukarıdaki videoda Iris isimli şempanzenin kurtarılışını izleyeceksiniz. Ancak Iris tek örnek değil. Maymunlar kontrol edilmek için fazla büyük hale gelince ki bu 6-8 yaş arasına denk geliyor artık eğitmenlerin ve film endüstrisinin işine yaramazlar dolayısıyla emekli olurlar. Maymunlar uzun bir yaşam süresine sahiptir ve bu emeklilik süresinin onlar için kurtuluş olduğunu düşünmek yanlış olur zira artık işe yaramayan maymunlar ya çok kötü koşullarda yaşayacakları hayvanat bahçelerine bırakılır ya da Walter örneğinde olduğu gibi acı içinde bir yaşama mahkum edilir. PETA tarafından 2004 yılında yapılan bir soruşturmada orangutan Walter’in küçücük bir çukurda hapis tutulduğu ve çöple köpek maması verilerek beslendiği ortaya çıkmıştı.

Özgür Willy’nin ömrü esaret altında geçti

Gerçek ismi Keiko olan ve Free Willy yani Özgür Willy filmi ile tüm dünyada tanınan katil balinanın bu filmle birlikte tanınması beraberinde gerçekten özgürlüğüne kavuşmasını isteyen insanların da harekete geçmesini sağladı. Keiko için 7 milyon dolar yardım toplandı ve 2-3 senelik vahşi yaşama alıştırma çabalarının ardından 2002 yılında İzlanda sularına bırakıldı, ancak koca bir ömrü esaret altında geçen Keiko özgürlüğüne kavuştuktan yalnızca bir sene sonra, özgürlüğün tadına varamadan zatürre nedeniyle hayatını kaybetti. Emin olun ki bunlar sadece birer örnek ve izlediğiniz her hayvanlı film bir ya da daha çok hayvanın acı çekmesine neden oluyor.

Ne yapabiliriz?

Unutmayın, hiç bir kedi, köpek, şempanze, ayı ya da diğer hayvan türleri bir filmde oynamak, bir gösteride yer almak istemez! Aksine parlak ışıklar, sürekli yüksek ses ve bunun gibi şeyler hayvanlar için çok korkutucu hatta travmatiktir. Kaldı ki sizin “ne kadar akıllı bir hayvan!” diyerek izlediğiniz her hayvanlı filmin ardında o hayvana yapılan büyük işkenceler vardır. Doğal ortamından, ailesinden, annesinden kopartılıp tutsak edilen, dövülen, psikolojik şiddete uğrayan hatta elektrik verilen hayvanların yer aldığı film ve gösterileri izlememek, bu korkunç olaya karşı sesimizi yükseltmek şov dünyasının kurbanı olan hayvanlar için yapabileceğimiz daha doğru bir ifade ile yapmamız gereken şeylerdir. Unutmayın, biz hayvanlı filmleri izlemezsek bundan para kazanamayan yapımcılar hayvanları filmlerde kullanmaktan vazgeçecektir! Biz sirke gitmezsek hayvanlardan para kazanamayan sirkler hayvanları kullanmaktan vazgeçecektir!

Ayrıca bakınız

Bodrum’da Sokak Köpeklerine Karşı Halkı Kışkırtan Esrarengiz Kişi

Bodrum’da son günlerde Facebook üzerindeki bir grupta sürekli sokak köpeklerine karşı insanları kışkırtmaya uğraşan paylaşımlar …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir